Likit Biyopsi

Dünyada önemli merkezlerde kanser alanında yoğun olarak temel ve klinik araştırmalar yapılıyor. Bu araştırmaların sonucunda bazı kanser türlerinde çok önemli gelişmeler elde edilirken bazı kanser türleri ise özellikle erken dönemde tanınamadıkları için hala önemli bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Son zamanlarda kanserin erken tanısı, tedavisi ve tedavi sonuçlarının izleminde geliştirilen Likit Biyopsi (Liquid Biopsy) teknolojisi bu hastalıkla mücadelede başarılı sonuçlar verebiliyor.

Kanserli hücrelerin vücudumuzda kan dolaşımı ile yayılabildikleri biliniyor. Kanda dolaşan hücrelerin kanser tanısında kullanılıp kullanılamayacakları uzun zamandan beri araştırılıyor ve çıkan sonuçlar tartışılıyor. Ancak, milyonlarca normal hücrenin arasından kanserli hücrelerin nasıl ayrılacağı ve bu hücrelerden vücudun neresinde hangi tür kanser olduğunun nasıl tespit edilebileceği konuları yeni yeni anlaşılmaya başlanıyor.

Diğer taraftan kanda serbest dolaşan DNA moleküllerinin keşfi ve bu DNA moleküllerinin analizi ile kişide hastalıkların tespit edilme olasılığı çığır açan bir gelişme olarak hayatımıza giriyor.

Günümüzde artık kanda dolaşan tümör hücreleri veya serbest dolaşan DNA parçacıkları sayesinde bazı kanserlerin özellikle hematolojik kanserlerin tanısı, uygun tedavi seçimi ve hasta takibi olası hale geliyor. Likit biyopsi teknolojisindeki gelişmeler de akciğer, meme ve pankreas kanserleri gibi ulaşılması güç solid doku kanserlerinin de hematolojik kanserler gibi kan veya diğer vücut sıvılarından tespit edilmesine olanak sağlıyor.

Likit biyopsi özellikle kanser tanısı almış ve belli genetik belirteçleri olan hastaların tedavi izleminde önemli bir rol oynuyor. Bununla birlikte, likit biyopsi sayesinde başka mevcut yöntemlerle tanısı konulamayacak kadar küçük lezyonlarda bile kanserlere özgün belirteçlerin tespit edilebiliyor olması bu yöntemin kanserin erken tanısında da en önemli araçlarımızdan biri olacağına işaret ediyor.

Artık her hastanın kanserinin farklı olduğunu ve dolayısı ile tedavilerinin de farklı olması gerektiğini biliyoruz. Bu farklılıkları ortaya koymak için kanser dokusunun detaylı olarak çalışılması çok önemli olmakla birlikte her zaman yeterli dokuya ulaşılması mümkün değil. Böyle durumlarda likit biyopsi kanserli dokuya ait tedavide değişiklik gerektirebilecek farklılıkları saptamada da yardımcı olabiliyor.

Likit biyopsi kanserin erken tanısı, bireysel tedavi seçimi, planlanması ve tedavi takibi açısından hekimlerin elindeki en önemli güçlerden biri haline gelmeye aday ve onkoloji alanında son zamanlardaki önemli gelişmelerden biridir.