Kanser tedavisi sırası ve sonrasında hastaların kaliteli beslenmesi ve bol su tüketmesi öneriliyor. Tedavi esnasında kullanılan ilaçların bir an önce vücuttan uzaklaştırılması için günde en az 3 litre su tüketilmesi gerekiyor. Sık aralıklarla, azar azar su içilmeli. Sıvı alımı çay, çorba, ayran, hatta yoğurtla da sağlanabiliyor. Tüketilen suyun sertlik derecesine de dikkat etmek gerekiyor. Aşırı kireçli sular midedeki ağrıyı, peptik ülserin şiddetini ve gaz yakınmalarını artırabilir. Klorlu, kapalı ambalajlı ya da filtre edilmiş şehir suyu yeterlidir. Beslenmede doymuş yağlardan uzak durmak, Omega 3'ten zengin zeytinyağını sofrada bolca bulundurmak gerekiyor. Uzmanlar karbonhidrat kaynağı olarak basit karbonhidratlardan ve şekerden kaçınıp, tam tahıllı ekmek, kurubaklagiller, sebze ve meyvelerin tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Vücudun tüm besinlerden en iyi şekilde faydalanabilmesini sağlamak içinse egzersiz yapılması gerekiyor. Sağlıklı olmak için haftada 3-4 kez, en az 30 dakika egzersiz şart.

Kemoterapi tedavisi sırasında kaliteli beslenmeye ve kaliteli protein alımına dikkat etmek gerekiyor. Antioksidantlardan zengin beslenme, yani sebze ve meyvenin bolca, her öğünde tüketilmesi sıkça öneriliyor. Öğünlerin az ama sık aralıklarla olması ve basit karbonhidratlardan kaçınılması önemli.

Kematorepi alan kişilerin, bu dönemde bağışıklık sistemi baskılandığı için besinleri çiğ tüketmemesi önem taşıyor. Çünkü kemoterapi nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflayan hastalar, bakteri ve parazit enfeksiyonlarına açık hale geliyor. Meyvelerde kalın kabuklu muz ve portakal gibi meyveleri yemek, tüm meyvelerin bol su ile yıkanması ve sonrasına sirkeli su ile temizlenmesi önem taşıyor. Meyveler ayrıca temiz bir bıçakla da soyulmalı. Soyulmadan tüketilen meyvelerin iyi temizlenmeli ve son aşamada iyi kurutulmalı. Kemoterapide kullanılan bazı ilaçların nar ve greyfurt gibi besinlerle etkileşimi olduğu için hastaların mutlaka doktorlarına bu konuda danışması gerekiyor.

Kemoterapi ve radyoterapide kullanılan ilaçlar genellikle iştahsızlık, bulantı, kusma, ağızda yaralar, ishal, kabızlık ve kokulara karşı hassasiyet gibi sonuçlar ortaya çıkarabildiği için beslenmeyi de bu belirtilere göre düzenlemek gerekiyor. Hastaların doktor ve diyetisyen eşliğinde besin destekleriyle beslenmelerinin kuvvetlendirilmesi önem taşıyor. Restoranlarda yemek, hastaların sosyalleşmesini ve psikolojik olarak rahatlamasını sağlayabiliyor. Ancak restoran ve benzeri yerlerde bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Yiyeceklerin kızartılarak değil, fırınlanarak pişirilmesi, yıkanma koşulları bilinmediği için salata ve çiğ sebzelerden uzak durulması öneriliyor.

Kanser Tedavisinden Sonra Beslenme

Kanser tedavisinin ardından hastalığı tamamen atlatan kişilerin yine de dikkat etmesi gereken noktalar var. Normal hayatına dönen kişilerin sağlıklı beslenmeyi takıntı haline getirmeden, gerekli ve yeterli besinler alması gerekiyor. Bu beslenme düzeninde günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketilmesi öneriliyor. Kırmızı ete karşı bir önyargı olsa da, haftada bir kez kırmızı et yemenin hiçbir sakıncası olmadığı uzmanlarca belirtiliyor. Aynı şekilde süt içilmesi de çok önemli. Tedavi sonrası her yiyeceğin tüketilmesi gerekse de, yiyeceklerin miktarları önemli rol oynuyor. Organik gıdalar da bu dönemde tercih edilebiliyor.

Psikolojik Destek

Kanser hastalarının pek çoğunun tepkileri birbirine benziyor. İlk tepkileri; şok ve inanmamayla başlar. Bu süreç içerisinde hastalıkla uyum göstermeye uzanan psikolojik değişimler olsa da, bazen profesyonel yardım almaları gerekebiliyor.

Kanser, yaygın görülen bir hastalık. Üstelik günümüzde çeşitli nedenlerle, görülme oranı da gittikçe artıyor. Bu kadar yaygın görülmesine rağmen kanser, tek başına olumsuzlukları çağrıştıran bir sözcük. Pek çok kişi kanser kelimesi geçen cümleleri duymaktan bile rahatsız oluyor. İşte bu yüzden kanser tanısı alan hastaların genellikle olumsuz tepkiler vermesi, beklenen bir durum. Bazen herhangi bir hastalık tanısı almak bile günlük yaşamda dengeleri bozarken kanser tanısı almak, yaşam dengelerini psikolojik, sosyal, ekonomik vb. alanlarda ciddi bir biçimde etkiliyor. Çünkü kanser tanısı konan kişiler önemli ve ciddi riskle karşı karşıyalar. Hastalıkla beraber ekonomik gücünü, işini kaybetme gibi günlük hayatının değişmesi gündeme gelebiliyor. Ancak daha da önemli olan; herhangi bir organını, organının işlevini ya da yaşamını yitirme olasılığı. Devamını Oku