Kanser Tedavisi

Kanserin kesin tedavisi ve çözümü konusunda çalışmalar hala yürütülüyor olsa da, erken tanı ve tedavideki gelişmeler sayesinde kanser, artık tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer alıyor. Tedavinin mümkün olmadığı durumlar ya da ileri evre kanserlerde ise, hastalığın uzun süre kontrolü sağlanabiliyor.

Kanser tedavisinde son yıllarda hedefe yönelik moleküllerin kullanıma geçmesiyle başarı oranının arttığı belirtiliyor. Kanserin tedavisinde kanserin türü, derecesi, kanser hücrelerinin genetik özelliklerine göre bir tedavi planı oluşturuluyor.

Kanser tedavisinde kullanılan temel yöntemler; onkolojik cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi.

Onkolojik Cerrahi: Cerrahi, kanser tedavisinde en önemli tedavi şekillerinden biri. Kanserli bölgenin ameliyat edilerek tedavi edilmesinde rol alan cerrahi onkoloji, tanı ve tedavinin diğer alanlarında da önemli paya sahip. Onkolojik cerrahi uygulamalarının mutlaka o alanda özelleşmiş cerrahlar tarafından uygulanması gerekiyor.

Erken Teşhis

Kanser tedavisinde kullanılan temel yöntemler; onkolojik cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi.

Tıbbi Onkoloji: Tıbbi onkoloji, yalnızca kanserli hastaların tedavisini değil, kanserden korunma, kanser taraması ve erken tanı uygulamalarını da kapsıyor.

Tıbbi onkolojide kanser tedavisi, damardan ya da ağız yoluyla verilen ilaç uygulaması şeklinde gerçekleşiyor. Ancak bu uygulama, kanserin türüne göre değişiklik gösteriyor. Tedavi planlaması; kanserin hücre tipine, başladığı organa ve yayıldığı bölgeye göre değişiyor. Ayrıca kanser tanı ve tedavisinde, cerrahi ya da radyoloji gibi çeşitli alanlarla işbirliği yapılıyor ve hastaya yaklaşım, bilimsel veriler doğrultusunda multidisipliner olarak planlanıyor.

Tıbbi onkoloji ile yapılan tedavi kemoterapi (İlaçlı Tedavi), hormon tedavisi, immunoterapi (Bağışıklık Tedavisi), hedefe yönelik biyolojik tedavi şeklinde olabiliyor.

Kanser Tedavisinde Güncel Yöntemler

Günümüzde onkoloji alanındaki önemli bir gelişme; kişiselleştirilmiş tedavi. Kanserli tümörlerin genetik özellikleri ortaya çıkartılarak kişiye özel ve hedefe yönelik planlama yapılıyor. Kanser hücresinin içindeki genetik bozuklukları hedefleyen akıllı moleküller adı da verilen ilaçlarla, ilacın hedef aldığı genetik bozukluk tümör hücresinde varsa, bu ilaçlar hastalığı etkin bir şekilde kontrol altına alıyor. Bu yaklaşım, hedefe yönelik tedavi adıyla da anılıyor.

Kanser tedavisinde son birkaç yılda ön plana çıkan immünoterapi tedavisinde ise amaç; hastanın kendi savunma sistemlerinin yeniden aktive olmasını, dolayısıyla hastalıkla mücadele etmesini sağlamak. İmmunoterapi vücudun bağışıklık sistemini, kanserli hücrelere karşı daha kesin, etkili ve daha güçlü saldırılar yapacak şekilde yükselterek kanserli hücrelerin büyüme ve yayılmasını durdurmayı veya hücrenin tamamen ortadan kaldırılmasını amaçlıyor. İmmünoterapi bugün tıpta kanser tedavilerine destek tedavi olarak kullanılıyor.

Erken Teşhis

Radyasyon onkolojisi içinde radyoterapi ve radyocerrahi olmak üzere iki uygulama alanı bulunuyor.

Radyasyon Onkolojisi

Radyasyon onkolojisi içinde radyoterapi ve radyocerrahi olmak üzere iki uygulama alanı bulunuyor. Radyoterapi; kanserli dokunun veya bazı iyi huylu tümörlerin tedavisinin radyasyonla yapılması olarak tanımlanıyor. Bu nedenle halk arasında “Radyasyon tedavisi” ya da “Işın tedavisi” olarak da adlandırılıyor.

Radyasyon cerrahisi ile ise çok sayıda düşük enerjili ışın demetlerinin hastalıklı bölgeye yönlendirilmesi ve hastalıklı noktada odaklanıp, sadece bu noktada yüksek enerji sağlayarak dokuda değişiklik yaratılması amaçlanıyor. Böylece hastalıklı bölgeye yoğun ışın verilerek kanser hücrelerinin küçülmesi ya da ölmesi sağlanırken, çevresindeki normal dokular da radyasyonun zararlı etkilerinden korunmuş oluyor.

Kanserde Tedavisinde Beslenme

Kanser tedavisi sırası ve sonrasında hastaların kaliteli beslenmesi ve bol su tüketmesi öneriliyor. Tedavi esnasında kullanılan ilaçların bir an önce vücuttan uzaklaştırılması için günde en az 3 litre su tüketilmesi gerekiyor. Sık aralıklarla, azar azar su içilmeli. Sıvı alımı çay, çorba, ayran, hatta yoğurtla da sağlanabiliyor. Tüketilen suyun sertlik derecesine de dikkat etmek gerekiyor. Aşırı kireçli sular midedeki ağrıyı, peptik ülserin şiddetini ve gaz yakınmalarını artırabilir. Klorlu, kapalı ambalajlı ya da filtre edilmiş şehir suyu yeterlidir. Beslenmede doymuş yağlardan uzak durmak, Omega 3'ten zengin zeytinyağını sofrada bolca bulundurmak gerekiyor. Uzmanlar karbonhidrat kaynağı olarak basit karbonhidratlardan ve şekerden kaçınıp, tam tahıllı ekmek, kurubaklagiller, sebze ve meyvelerin tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Vücudun tüm besinlerden en iyi şekilde faydalanabilmesini sağlamak içinse egzersiz yapılması gerekiyor. Sağlıklı olmak için haftada 3-4 kez, en az 30 dakika egzersiz şart.

Kemoterapi tedavisi sırasında kaliteli beslenmeye ve kaliteli protein alımına dikkat etmek gerekiyor. Antioksidantlardan zengin beslenme, yani sebze ve meyvenin bolca, her öğünde tüketilmesi sıkça öneriliyor. Öğünlerin az ama sık aralıklarla olması ve basit karbonhidratlardan kaçınılması önemli.Devamını Oku