Bir teşhis, bir şok ve sağlığa uzanan yol

Beyninde patlamaya hazır bir bomba vardı!

BİR TEŞHİS, BİR ŞOK VE SAĞLIĞA UZANAN YOL…

Haluk Bilgi, her yıl check up yaptırmayı alışkanlık haline getirmişti. Ama bu yıl, yaptırdığı check up sonucunda hayatı birden bire değişti. Geniş kapsamlı Tüm Vücut MR çekimi sonrasında duyduklarına şaşırdı, üzüldü… Beyninde doktorların çok büyük dediği 3.5 cm’lik kitle vardı. Üstelik her an kanayabilir ya da beklenmedik bir yer ve zamanda epilepsi nöbetine sebep olabilirdi! Doktorlar karar verdi: hemen alınması gerekiyordu. Haluk Bilgi’yi kısa zamanda ameliyathaneyle tanıştıran bu karar, aynı zamanda hayatını kurtaran bir karar oldu!

Erken teşhis öykümüzün kahramanı; 55 yaşındaki Haluk Bilgi. Onun yaşadıkları, ‘bana bir şey olmaz’ diyenlere örnek olabilecek türden. Bir iş adamı olarak proaktif davranmayı alışkanlık haline getiren Haluk Bilgi, sağlığı konusunda da aynı refleksi gösterenlerden. Hastalanmadan risklerini öğrenmek için tıbbın imkanlarını kullanma konusunda da bilinçliydi ve o nedenle her yıl, düzenli check up yaptırıyordu. Bu güne kadar doktorundan hiçbir sorunun saptanmadığı check up sonuçlarını duymaya alışmıştı. Ancak bu yıl, biraz daha detaylı bir check up yaptırmaya karar verdi. Check up sırasında onu bambaşka bir sağlık yolculuğuna çıkaracak ve belki de hayatını kurtaracak bir öneriyle karşılaştı doktorundan; “Bir MR çekimi istiyorum: Aort damarıyla ilgili kuşku duyduğum bir nokta var” Bu taleple radyoloji bölümünde aldı soluğu. Bu bölümdeki yetkililer, kendisine Tüm Vücut MR çekiminden bahsettiler. “Yaklaşık 1 saat sürecek, tüm vücudu baştan ayağa taranacak”tı. Aklına yattı; çekim sırasında hem radyasyon almayacak hem de 1 saatte bitmiş olacaktı. ‘Madem MR için zaman harcayacağım bari daha ayrıntılı bir inceleme yaptırayım’ diye düşündü. İşte bu düşünceyle kabul ettiği çekim, hayatında yepyeni bir sayfanın açılmasına anlamına geliyordu. Cerrahlarla tanıştı, ameliyat randevusu alındı, ileri yöntemlerle bir beyin ameliyatı oldu.

Çekim sırasında ortaya çıkan kocaman lezyon…

Tüm Vücut MR çekimi için randevu alırken aslında doktorun ince eleyip sık dokuyan bir yapıya sahip olduğunu düşünmüyor değildi. Çekim için geldiğinde kendini huzursuz hissetmedi; MR, çekimi için uzanıp, o kocaman dairenin içine girdiğinde de… Yalnızca biraz müzik dinleyip, zamanın geçmesini bekledi.

Haluk Bilgi’nin çekimini camlı bölümden izleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ercan Karaaslan’ın önündeki bilgisayarın ekranına görüntüler düşmeye devam ediyordu. Prof. Dr. Karaarslan, siyah beyaz, büyüklü küçüklü yuvarlaklardan oluşan görüntüleri dikkatle inceledi. Küçük beyaz bir nokta dikkatini çekti. Bu bir lezyondu. Meslek hayatında sık karşılaştıkları kavernom adı verilen lezyon, damarsal pataloji sonucu oluşuyordu. Yani damarlar olması gerektiği gibi davranmamış, iç içe girerek bir kitle oluşturmuşlardı. Ama bu kitlenin büyüklüğü şaşırtıcıydı. Bilgisayar yardımıyla ölçtü; 3.5 cm’di. Nadir rastlanan, meslek hayatı boyunca bir iki kez gördüğü büyüklükteydi lezyon.

Bir bütün olarak incelenmek…

Lezyonu tespit eden Prof. Dr. Ercan Karaarslan’a Haluk Bilgi’nin de yaptırdığı çekimin ayrıntılarını soruyoruz. Bizlerin anlayacağı şekilde sadeleştirip şöyle anlatıyor;

“Haluk bey sağlıklı bir erişkin olarak her sene düzenli check up yaptıran biri. Risk grubu olmayan erişkinlerde taramalar, akciğer röntgeni ve ultrason ile sınırlı. Tahmin edebileceğiniz gibi bu da sadece ilgili bölgelerdeki belli boyutlara ulaşmış patolojileri gösterebilir. Tüm Vücut MR ise daha gelişmiş ve geniş bir tarama yöntemi. Geniş kapsamlı bir alanda, henüz hastanın şikayeti olmasa bile, beyin dahil tüm vücudunda var olan doğumsal veya sonradan gelişen kanser ve kanser dışındaki birçok patolojiyi gösterebilecek şekilde programlanmış. İşte bu yüzden son yıllarda kullanımı yaygınlaşan üst düzey check up taramalarından biri. Aslında basit bir mantıkla şöyle anlatmak mümkün; her bölgeyi kısa bir zaman diliminde ayrı ayrı tarayıp sonrasında özel bir program ile bu incelemeler birleştirilebiliyor. Böylece makul bir zaman içinde kişinin tüm vücudunu inceleyebiliyoruz. Haluk beye de bu nedenle Tüm Vücut MR çekimi önerdik. İyi ki de önerdik! Bu çekim olmasaydı, muhtemelen bu kitle ancak ciddi sağlık sorunu yaratacak belirti verdiğinde ya da daha kötüsü kanayarak hayati bir risk yarattığında fark edilecekti”

Peki, Tüm Vücut MR tepeden tırnağa nasıl tarıyor? İşte bu sorunun yanıtı:

Tüm vücut MR çekimlerine önce beyinden başlanıyor. Ardından boyun ve akciğer çekimi yapılıyor. İşleme karaciğer, pankreas, böbrek, böbrek üstü bezi ve karın içi diğer organların incelemesi ile devam ediliyor. Erkeklerde prostat, kadınlarda rahim ile yumurtalıklar da taranıyor.

Ayrıca kemikler ve kaslar da aynı seansta MR ile rahatlıkla görüntülenebiliyor. Ancak Prof. Dr. Karaarslan, bir noktaya dikkat çekiyor; Tüm Vücut MR yaptırınca başka incelemeye gerek yok şeklinde düşünmemek gerekli. Çünkü çok gelişmiş bir tarama yöntemi olan Tüm Vücut MR incelemesinde; meme, prostat ve gastrointestinal sistemindeki tümör taramasında, bilinen diğer standart yöntemleri de kullanmakta yarar var. Böylece bu bölgelerde oluşan tümörlerin erken dönem bulgularının gözden kaçma ihtimali düşüyor. Çok erken akciğer kanserini saptamak içinse yüksek risk grubunda hastalara ilk önerilen yöntem, düşük dozlu akciğer tomografi oluyor.

Eğer lezyon tespit edilmeseydi?

Tüm Vücut MR çekiminin sonuçlarını merak eden Haluk Bilgi, Prof. Dr. Ercan Karaarslan ile görüştüğünde duyduklarına inanamadı! Öyle ya, beyninde 3.5 cm’lik çok az rastlanan bir kitle vardı. Üstelik Prof. Dr. Ercan Karaarslan 25 yıllık meslek hayatında bu büyüklükte olup da halen nörolojik bulgu vermeyen kavernoma’ya daha önce rastlamadığını söyledi. “Beyninizde adeta canlı bir bomba var, bu kitlenin kanamadan, patlamadan alınması gerekiyor. Aksi durumda hayati riskiniz ortaya çıkabilir. İyi olan haber ise, bu kitle iyi huylu bir kitle, yani kanser değilsiniz!” Bu kitlenin oluşturabileceği riskler çeşitli; epilepsi nöbetleri, beyin dokusunu sıkıştırarak bulunduğu bölgeye bağlı kolda bacakta tutmama, konuşmama dengesizlik ama en çok korkulan ise büyük bir kanamaya neden olmasıydı. Bu kanama, Haluk Bilgi’nin hayatını kaybetmesine yol açabilirdi.

Haluk Bilgi’nin sorularından biri; bu kitle neden oluşmuş olabilir? oldu. Yanıt; henüz tıbben nedeni, tam olarak bilinmiyor; doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşması mümkün…

Ameliyat kararı verilince..

Bundan sonrası ameliyat kararını duyan pek çok kişi gibi Haluk Bilgi’nin de yaptığı, eşiyle baş başa verip durum değerlendirmesi yapmak oldu… Hareketli bir yaşamı olan ve sık sık seyahat eden Haluk Bilgi’nin ‘beynindeki düşman’ fikriyle yaşamasının doğru olmayacağını düşündüler ve beyin cerrahların kapısını çaldılar…

Haluk Bilgi’nin ameliyat masasına uzanan öyküsü böyle başladı. İhmal etmediği check up, sonrasında saptanan kitle ve beyin cerrahları ile nörologlardan aldığı randevu ve sonrasında ameliyat masasına uzanışı… 5 saat süren o uzun ameliyattan sonra Haluk Bilgi duygularını şöyle anlatıyordu; “İyi ki düzenli check up yaptırdım ve iyi ki Tüm Vücut MR çekimine evet dedim. Bu kitleden bir an önce kurtulmuş oldum”